19/1/2009 · Kategori: SIIR
Neden söyleyemez insan sevdiğine SEVDİĞİNİNeden anlatamaz insan yüreğinden geçenleriNeden bakamaz insan sevdiğinin gözlerine uzun uzun hiç çıkmamacasına oradanNeden sımsıkı sarılamaz insan bir daha bırakmamacasınaBir gün uyandığında, sevdiğini göremeyeceğini bilmez mi acabaAnlatmak istediklerini anlatamayacağını düşünmez miBir daha doyasıya bakamayacağını bilmez mi gözlerine,Bir daha sarılıp, sıcaklığını hissedemeyeceğini bilmez mi ki hep ertelerYa da, ne gariptir gurur mu yapar acabaUtanır mı sevdiğini söylemekten,Anlatmaktan hisleriniBakmaktan gözlerine,Sarılmaktan o bedene...Ertelememeli hiçbiriniZira insan denen varlık ölümlüdür ne de olsaBir gün uyandığında yeni bir sabaha,Sevdiğin uyanmayabilir senin gibi!O zaman içinde kalır söyleyemediklerinVe düğümleniverir boğazına, yumruk gibi tıkayıverir gırtlağınıİçine akan zehir gibi gözyaşlarınla, defalarca pişmanlık duyarsınDövünürsün, bağırırsın içindeki o'nsuzluğaHaykırırsın sessiz sessiz çığlıklarlaAğlasan da hıçkıra hıçkıraFayda etmez, " keşke" li cümleler kurarsın gidenin ardındanİçin için kanarsın, yaralanırsın, Yaralandıkça kanarsın kanadıkça yaralanırsın, Yaralar durursun kendini Her aklına geldiğinde daha çok kanarsın Hep kanarsın...Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
10/11/2008 · Kategori: SIIR
Yalnızlık değil midir insanı kederlendirenBoğazında düğümlenen, bir nefese hasret bırakanİnsana mırıldatan eskiden kalma bir şarkıyı,Ya da dalıp dalıp gitmesine sebep olanKimi zaman kocaman bir şehirde Yapayalnız hissedersin kendiniİnsan kalabalığının ta orta yerindeYalnızlığını haykırırsın sessizce kendineÇığlık çığlığa susarsın kimi zaman daBazen, yapayalnızken yalnız kalırsın kendinleYalnızlığınla başbaşa başbaşasındır ve susuşursun onunlaDurursun, durursun, tekrar susarsınSen sustukça, o daha çok susar aslındaDurma, koş,git, karış insan kalabalığınaKonuş, konuşmaktan yorul, bitkin düşYalnızlığı tek başına yaşamaktansaPaylaş, paylaşabildiğin kadar insanlarlaDost da olsa, düşman da olsa İnsan olsun da etrafında, Yalnız kalma her ne olursa...Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
7/11/2008 · Kategori: SIIR
Son baharıydı ömrünün, gencecik bir kızınSon eylüldü hayatında yaşadığı,Son kış öncesiydi, üşüyeceğiHastaydı, ölümcül bir hastalığın pençesindeydiNice yıllar direnmişti yaşamın tüm güçlüklerineSavaşmıştı her tür kötülükle, kötülerle.Ama yenik düşmüştü, kanser denen o illete.Beynini kemiriyordu her geçen an,İliklerinde hissediyordu, yorgunluğu, bitmişliğiÇabaladıkça daha çok yoruluyordu, tükeniyorduYaşadığı her anın son olduğunu düşündükçe,Kabullenmek gerektiğini düşünüyordu acı gerçeklerin acımasızlığını.Kış çoktan geçmiş, ilkbahar gelmişti.Son ilkbaharıydı, son kez açıyordu iğdeler çiçekleriniSon bademler yeşermekteydi, son doğum gününü kutlamıştı dostlarıyla, sevdikleriyleSon yaşını yaşıyordu, tamamlanamayacak olan son yaşını...Kimi zaman sitemliydi hayata, kimi zamansa sevgi doluYaşamıştı kısa da olsa çok büyük güzellikleri.Dostları olmuştu, arkadaşları, kıranlar olsa daDeğerli bir ailesi vardı pek çok insandan daha üstün olan.Yaz başladı, aylardan hazirandıHüznü çağrıştırırdı haziran kendisindeAyrılıklara gebeydi haziranlar, diğer yanda ise kavuşmalara...Havalar sıcaktı, ısınmıştı dünya, oysa yüreği...Zemheriydi adeta yaşadığı mevsimin sıcaklığı.Günler vardı ebedi yolculuğuna, Tek başına çıkacağı bu yolculukta isteksizlik hakimdiTemmuz oldu, Akdeniz'in güneşi bile ısıtamadı buz tutmuş yüreğini, Yetemedi dondurduğu hayalleri eritmeye.Acıları dinmez oldu, artmaya başlamıştı hayata olan bağına inatDinmiyordu sızıları, sızılar ki, yaşadığı acılara inat, geçmiyordu bir türlü.Beyni bulanıyordu, en sevdiklerini bile tanıyamaz olmuştu artıkEn zorunlu ihtiyaçlarını bile gideremez, destek alır olmuştu.Yatıyordu bembeyaz çarşaflar üzerindeZiyaretine gelen gözler anlatıyordu tüm duyguları"Vah vah ne hale gelmiş zavallı, ölecek yakında"Diyorlardı ve biliyordu bunları, gözler yalan söylemezdi asla.Ağustos sonlarıydı, artık yaşamı bir hastane odasında geçiyorduMakinelerin seslerini duyumsuyordu, içine akıttığı yaşlarla birlikteÇok yaşamamaıştı ama, kendince dolu dolu yaşamıştı hayatıŞairin dediği gibi " Yoğunluğuna yaşamaya çalışmıştı" .Bir eylül günüydü, son baharın ilk yaprakları dökülmekteydi camdan baktığında.Bir an durdu sanki dünya, dönmez oldu.Kendi de bir yaprak gibi savrulmayacak mıydı,Rüzgar alıp götürmeyecek miydi gücünün tükendiği yere,Her insan gibi onun da bir miadı yok muydu yaşama dair,İşte, doluyordu o miad geçen her an.Baktığı ağaçtaki son yaprak da düşmüştü artıkVe ölüm kokusu alıyordu hassas burnuÇok yakındı, hissedebiliyorduEkimi göremedi, eylülün son günüydü yaşama gözlerini kapadığındaGeride anılarını topladığı, hüzünlerini paylaştığı kalın bir defter bırakmıştıOkuyanları hıçkırıklara boğan, gözlerini ıslatan sözlerle dolu" Hayat bir akarsuya benzer. Küçük bir kaynaktan doğar, beslenir, büyür, bazen eksilir;bazen eğim onu götürür, bazen o eğimi götürür, sarp yamaçlardan akar, çağlayan olup köpürür, birden düşüp durulur. Ama en sonunda, diğerleri gibi aynı yerde son bulur." Tıpkı kendi hayatı gibi...Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
28/10/2008 · Kategori: YAZI
Dışarıda amansız bir yağmur dövüyor düştüğü her noktayı. Isnacak sıcak bir yuvan varsa ne ala, demli bir çay bardağının sahte ısısıyla ısıtırsın elini, güzel anıları düşünerek ısıtırsın yüreğini. Bırak sıcak bir yuvayı, başını sokacak bir yerin yoksa bu diyarda, elini ısıtacak bir çay alamayacak kadar paran yoksa cüzdanında, hele de yüreğini ısıtacak güzel anılar yaşamadıysan hayat denen bu alemde, bırak donsun zaman, ellerin, yüreğin. Yaşama, daha yeğdir yarım yaşamaktansa...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
18/10/2008 · Kategori: SOZ
*Unutmaya çalışma. Çünkü unutmaya çalışırsan, asla unutamazsın. Bırak zaman onun üzerini örtsün. Tabi üzeri örtülebilecek denli küçükse!*Aşk, kelimenin kısalığına ve basitliğine inat, yoğun, karmaşık ve uzun sürelidir.
*Pişman olma, kahretme, üzülme! Sadece yapman gerekeni, yapman gereken zamanda yap!
*Mutsuz olmak istemiyorsan, seni üzen insanlara uzak ol. Mutlu olmak istiyorsan, yanındayken kendini huzurlu hissettiğin insanlara yakın ol!
*İnsanlar yaşamlarında kendileri üzerinde etki bırakanları asla unutamazlar...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
23/9/2008 · Kategori: SIIR
Hatasız kul olmaz derlerKuluz işte yaptık bir çok hata
Ama en büyük iki hatam:
Bir sen varsın geçmişte yanlış olan,
Bir de sana olan aşkım.
Geç de olsa anladım ey "ex sevgili"
Benim sana bir beden değil, XXXXL olan
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
15/8/2008 · Kategori: SIIR
İçinde "aşk" olan tüm cümlelerimin, en "gizli öznesi"sin. En "geniş zaman" lı cümleleri kuruyorum sana olan aşkım için."-di'li geçmiş zaman" lı cümleler, yalnız senden öncesi için var dudaklarımda. En sevdiğim "şahıs" sın "tekil" lerden Ve "ben" le bütünleşmenden oluşan "çoğul" umuz "çoğul" lardan...Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::